TRT 3 Mart 1972'de reklam yayınlamaya başladı. Türkiye'de reklamcılığın miladı sayılır.
Asıl ilginç olan bir yıl öncesi. Reklamcılar 1971'de bir araya gelip Reklam Ajansları Birliği'ni kurmuşlar.
Mecra daha gelmemişken masaya oturmuşlar. Sonra kazananlar da onlar oldu.
Her seferinde aynı film
Yeni bir mecra çıktığında hep aynı üç ses duyulur.
Birinci ses korkar. "Bu iş eskisi gibi olmayacak, kalite düşecek." İkinci ses koşar. "Ne yapıyorsak bırakalım, hepsi buraya." Üçüncü ses sorar. "Tüketici bunu neden kullanıyor?"
Televizyon geldi, gazete ölmedi. Renkli yayın geldi, siyah beyaz fikirler ölmedi. Dijital geldi, televizyon ölmedi.
Rakamlar da öyle diyor
2024'te 213 milyar TL'lik medya yatırımının yüzde 74,6'sı, yani 158 milyar TL'si küresel dijital platformlara gitti. Televizyonun payı yüzde 18,2'ye, yazılı basının payı yüzde 0,8'e geriledi.
Bu tabloya bakıp "televizyon bitti" demek kolay.
Ama aynı yıl televizyon yatırımları yüzde 56,1 büyüdü.
Pay düştü, hacim arttı. İkisi aynı şey değil. Pazar büyüdüğünde herkesin dilimi küçülür ama tabak dolu kalır.
Bugün yapay zeka için de aynı hata yapılıyor. "Prodüksiyon bitti" deniyor. Bitmiyor. Yeniden bölüşülüyor.
Tüketici tarafındaki asıl haber
Burada işler tersine dönüyor.
Reklam yöneticilerinin yüzde 83'ü şirketinin kreatif sürece yapay zekayı soktuğunu söylüyor. Bir yıl önce bu oran yüzde 60'tı.
Tüketici ise ters yöne yürüyor. Gartner'ın Ekim 2025'te 1.539 Amerikalı tüketiciyle yaptığı ankette katılımcıların yüzde 50'si, tüketiciye dönük mesaj ve reklamlarında üretken yapay zeka kullanmayan markaları tercih edeceğini söylemiş. Aynı çalışmada yüzde 68'i gördüğü içeriğin gerçek olup olmadığını sık sık sorguladığını belirtmiş.
Başka bir araştırma da sevdiği markanın yoğun yapay zeka kullanmasının güvenini azaltacağını söyleyenlerin oranının bir yılda yüzde 20'den yüzde 40'a çıktığını gösteriyor.
Peki ne yapmalı
Saklamak değil, söylemek işe yarıyor.
Araştırmalar, yapay zeka kullanımını açıkça belirtmenin dikkat çeken unsurlar arasında üst sıralarda olduğunu gösteriyor. Z kuşağı ve Y kuşağından tüketicilerin yüzde 73'ü, bir reklamın yapay zeka ile yapıldığını bilmenin satın alma ihtimallerini artıracağını ya da değiştirmeyeceğini söylüyor.
Yani sorun aracın kendisi değil. Sorun, aracı gizleyip tüketiciyi enayi yerine koymak.
Değişmeyen kısım
1972'de bir kamera vardı, bir kurgu masası vardı, bir de aklında tüketici olan biri.
Bugün kamera değişti. Kurgu masası değişti. Üçüncüsü değişmedi.
Araç ucuzladıkça, aracı kullanma becerisi de ucuzluyor. Geriye pahalı olan tek şey kalıyor: neyi anlatacağını bilmek. Biz bu işi 44 yıldır aynı yerden yapıyoruz.